JÖN TÜRKLER VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

 JÖN TÜRKLER VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ 




Öncelikle burada yazdığım ilk yazının heyecanı ile selamlıyorum sizleri. Yeni başladığımız bu yolda elimizden tutmanızı ve yazılarımızdan keyif almanızı diliyorum. 

Çaylar, kahveler hazırsa o zaman geçelim konumuza.


Yazıya şu soru ile başlamak istiyorum: İTC *İttihat ve Terakki Cemiyeti* ne ölçüde ''Türk milliyetçisiydi?''

 

Hem Rusya Türklerinin, hem de Türkiye'deki edebi akımların etkisiyle, İTC 'nin 1906 yılından itibaren ''ulusal bilince'' daha duyarlı bir hale geldiği anlaşılmaktadır. Ama bu konuda daha fazla bilgi sahibi olabilmek için, İTC hakkındaki çalışmaların bitmesini beklemek gerekir. 

          1908 Devrimi'nden sonra, *1908 Devrimi: Jön Türk Devrimi veya Jön Türk ihlali, Temmuz 1908 tarihinde Osmanlı İmparatorluğunda Padişah 2. Abdülhamid yönetiminin sona ermesi ve meşrutiyetin yeniden ilanı talebiyle gerçekleşen devrimdir. Devrimin ardından 24 Temmuz 1908'de 2. Abdülhamid tarafından 2. meşrutiyet ilan edildi.* İTC resmen Osmanlıcı bir siyaset benimser. Dini ve etnik aidiyetlerin ne olursa olsun imparatorluk tebaasının eşitliğini savunur. Ama Hristiyan, hatta Müslüman azınlıkların (Arnavutlar, Araplar), bu tasarıya direnişleri karşısında, İTC kendini giderek Türklerin temsilcisi olarak kabul eder.

Hedeflerinden biri, milletlerin içinde patriklerin oynadığına benzer bir rolü Türkler için oynamaya çalışmak, yani bir dayanışma odağı yaratmaktır

Jön Türkler, Osmanlı İmparatorluğunun sürdürülebilmesinin Türk modernleşmesinden ve seferber edilmesinden geçeceğine inanmaktadır. İmparatorluk okullarında ve mahkemelerinde kullanılan dil olarak Türkçe'nin teşvikini savunur. İttihat ve Terakki Cemiyeti bünyesinde iki milliyetçilik biçimini barındırır: Devlet çıkarlarını dikkate alan bürokratik türde bir milliyetçilik ve sivil toplumdan çıkmış, ''ulus'' sorununa daha duyarlı bir milliyetçilik. Bu buluşmanın ortasında da Ziya Gökalp yer almaktadır. 

1908 sonrasının ekonomik liberalizmi yerine ikame edilen Alman ekonomi - politiği de, hedef iş dünyasının dizginlerini Müslüman orta sınıfın eline vermek olan bir ''milli iktisat'' yaratılmasının lehinde rol oynamıştı. Amaç, hem Hristiyan azınlıkların egemenliğinden, hem de Büyük Güçler 'in emperyalizminden kurtulmaktı. Burjuvazileri olmadan Türklerin devlet olarak varlıklarını sürdürmeleri çok güçsüzleşecek denmesiydi.

Milli İktisat siyaseti, Balkan savaşları döneminde şekillenmeye başladı. İttihatçılar, ticari yeteneği olan Türklerin meydana çıkması umudu ile, Rum esnafa yönelik boykot hareketine karşı örgütlendi.

Rusya Türkleri örneğine dayanan bu propaganda da Ömer Seyfettin gibi gözde yazarlar da rol almıştır. 

Birinci Dünya Savaşından önce Jön Türkler yerel girişimcileri sanayi mecrasına atılmak konusunda cesaretlendirmek için bir sanayi teşvik kanunu da çıkartmışlardır. 


Konu ile alakalı ulaşabileceğiniz bazı kaynaklar: 

İttihat ve Terakki - Erol Şadi Erdinç, İlber Ortaylı

 Osmanlı-Türk Modernleşmesi - Françıos Georgeon 


Kendi kişisel blog hesabıma ulaşmak, aşağıdaki linke tıklayıp 630 kişilik ailemize katılabilirsiniz 😸👇

https://uzaydangelenkedii.blogspot.com/


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EN BÜYÜK HARBİYELİ MUSTAFA KEMAL… 1283 DAİMA VE İLELEBET İÇİMİZDE!

Dur Yolcu! Bilmeden Gelip Bastığın Bu Toprak, Bir Devrin Battığı Yerdir...